Anasayfa Siyer İlmi HİCRET-İ RASULÜ ZİŞAN

HİCRET-İ RASULÜ ZİŞAN

hicret

İmanın nuru Medine’de dalga dalga yayılmış Evs ve Hazrec kabilelerinin reisleri de İs-lam’a girmişlerdi.  Kureyşte müşrikler İslam’ın bu ilerleyişini durdurmak için darun nedve’de toplandılar. Ne zaman önemli bir iş olsa müzakere etmek üzere orada toplanmak adetleriydi.

Bu seferde bir araya gelip “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem için ne gibi bir tedbir almak gerekir” diye aralarında görüşmeye başladılar. Her biri görüş bildirdi. Bazısı “onu bir yerde hapsedelim” dediler. Bazısı da “bir tarafa sürgün gönderelim” dediler.

 

Bu iki görüş kabul görmedi. Ebu cehil “onu öldürmekten başka bir çaremiz yoktur lakin, her kabileden bir kişi gidip hepsi birden vurup öldürmeli ki Haşimîler diyete razı olsunlar.“ fikrini ortaya attı. Kendi çaplarında en isabetli karara vardıklarında hem fikir oldular. Ve bu haince kararın uygulamaya geçmesi için en kötü adamlardan bir kuvvet kurup Resulü Ekrem Efendimizin s.a.v. evinin önünde pusuya yattılar.

Gizlilerin Kendine Gizli Kalmadığı Zat

Cenabı hak bu haince pusuyu Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla sevgili Habibine bildirdi. Artık, Medine’ye gitmesi için rabbinden iznin vaki olduğunu Ebubekir radıyellahu anh’ı alıp beraberce hicret etmeye memur olduğunu ona bildirdi.
Rasülü Ekrem efendimiz s.a.v. hazreti Ali radıyellahu anh’ı çağırıp kendisindeki emanetleri iletmesi için ona teslim etti. “Ey Ali (r.a.) ben Medine’ye gidiyorum. Bu emanetleri sahiplerine ver sende durma hemen gel. Şimdi be-nim yatağıma yat ki müşrikler beni uyudu bil-sinler.” buyurdu. Hazreti peygamber yerden bir avuç toprak alıp Yasin süresinin başından “ve cealna min beyni eydihim sedden” ayetine kadar okuyup kapının önündeki müşriklere doğru saçtı aralarından geçip gitti. Kör gibi bakınıp durdular fakat âlemlerin nurunu görme şerefinden yoksun olan nursuzlar bir daha bu nuru görmek şerefinden mahrum oluyorlardı. Bir zaman sonra müşriklerden biri geldi. “burada ne bekliyorsunuz” dedi.

“Muhammedi bekliyoruz diye cevapladıklarında adam onlarla alay ederek “Muhammed s.a.v. sizin başınıza toprak saçıp aranız-dan geçip gideli çok zaman olmuş, şu halinize bir baksanıza” dedi. Şöyle birbirlerine bir baktılar üstleri toz toprak olmuş fakat yinede hane-i saadete girip yatakta hazreti Ali’nin yat-tığını fark edemeyerek “işte Muhammed yatı-yor” dediler. Karşılarında hazreti Ali’yi gördüklerinde şok olup, hepten şaşkına döndüler. Mekke’nin altını üstüne getirip Hazreti Peygamberi s.a.v. aramaya başladılar. Bulana da ödül olarak 100 deve vereceklerini vaad ettiler.

(Yazının devamı Ab-ı Hayat Bülteni Ocak 2010 Sayısında...)

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile



Son Eklenenler

Çok Okunanlar

Etiket Bulutu